Turkish - Greek Relations Forum

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Kıta Sahanlığının Saptanması Sorunu

Kıta Sahanlığının Saptanması Sorunu Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkileri etkilemesi bakımınd...

1997 S-300 Füzelerinin Kıbrıs’a Yerleştirilmesi Bunalımı

1997 S-300 Füzelerinin Kıbrıs’a Yerleştirilmesi Bunalımı 1996-97 yıllarından bu yana Kıbrıs’ta, Yun...

Yunanistan Tarafından Türkiye Aleyhtarı Terör Örgütlerine Verilen Destekler

Yunanistan Tarafından Türkiye Aleyhtarı Terör Örgütlerine Verilen Destekler Türkiye’nin uluslararas...

KIBRIS SORUNU

KIBRIS SORUNU Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasıyla, İngiltere’nin, Kıbrıs üzerindeki fiili ege...

Adaların Silahlandırılması Sorunu

Adaların Silahlandırılması Sorunu Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkilerde gerginliğe ve güvens...

Öcalan-PKK-Yunanistan ilişkisi

Atilla, Uğur, Abdullah Öcalan'ı Nasıl Sorguladım:İşte Gerçekler, İstanbul: Kaynak Yayınları, 2011. ...

İKİ ÜLKE ARASINDAKİ TEMEL SORUNLAR VE TARAFLARIN YAKLAŞIMLARI

İKİ ÜLKE ARASINDAKİ TEMEL SORUNLAR VE TARAFLARIN YAKLAŞIMLARI Bu bölümde, Türkiye ve Yunanistan ara...

NATO Komuta Kontrol Sorunları

NATO Komuta Kontrol Sorunları Ege Denizi’nde, Türkiye ve Yunanistan arasında sürmekte olan mücade...

DİĞER SORUNLAR

DİĞER SORUNLAR Türkiye ve Yunanistan arasında iki ülkeyi savaşın eşiğine getirebilecek türden pek...

Karasularının Genişletilmesi Sorunu

Karasularının Genişletilmesi Sorunu Türkiye ve Yunanistan arasındaki uyuşmazlık konuları içerisinde...

Egemenliği Antlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacıklar ve Kayalıklar Sorunu

Egemenliği Antlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacıklar ve Kayalıklar Sorunu Ege Denizi’...

Hava Sahası ve FIR Sorunu

Hava Sahası ve FIR Sorunu Ulusal hava sahasının genişliğine ilişkin tartışmalar, 1974 sonrasında Tü...

  • Kıta Sahanlığının Saptanması Sorunu

  • 1997 S-300 Füzelerinin Kıbrıs’a Yerleştirilmesi Bunalımı

  • Yunanistan Tarafından Türkiye Aleyhtarı Terör Örgütlerine Verilen Destekler

  • KIBRIS SORUNU

  • Adaların Silahlandırılması Sorunu

  • Öcalan-PKK-Yunanistan ilişkisi

  • İKİ ÜLKE ARASINDAKİ TEMEL SORUNLAR VE TARAFLARIN YAKLAŞIMLARI

  • NATO Komuta Kontrol Sorunları

  • DİĞER SORUNLAR

  • Karasularının Genişletilmesi Sorunu

  • Egemenliği Antlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacıklar ve Kayalıklar Sorunu

  • Hava Sahası ve FIR Sorunu

ABD Silah Ambargosu’nun Kaldırılması ve Güvenlik Kaygıları

e-Posta Yazdır PDF

ABD Silah Ambargosu’nun Kaldırılması ve Güvenlik Kaygıları

Montreux görüşmeleri, özellikle ABD tarafından Türkiye’ye uygulanmakta olan ambargonun kaldırılması için gerekli olan Türk-Yunan ilişkilerindeki yumuşamaya doğru gidişi başlattığı için Yunanistan’da bazı eleştirilere neden olmuştur. Bu nedenle, basın ve muhalefet Karamanlis’e bu konuda eleştiriler yöneltmiş ve ambargonun Kıbrıs sorununa bağlı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, diğer yandan, Türk-Yunan güç dengesi açısından Türkiye’ye uygulanan askeri ambargonun Yunanistan’a Türkiye karşısında kaybetmiş olduğu silah dengesini yeniden kazanma olanağı verdiğini, oysa ambargonun kalkması ile Türkiye’nin yeniden Yunanistan aleyhine sonuçlar doğuracak bir silahlanma hareketine girişeceğini ileri sürmüşlerdir.

“Amerikalıların elinde Ankara’yı makul yapabilecek tek husus ambargodur. Ambargoyu kaldırırlarsa, Türkiye hangi nedenden ötürü Kıbrıs’da gerileme yapsın ki? En çok olası olan husus da Türkiye’nin yeni maceralara girişmesine cesaret vermesi olur; bunlar da Ege’deki krizi gerginleştirir.”[1]

“Türkiye’ye tekrar askeri malzeme verilirse, bu ülkemizi hiç memnun etmeyecektir... Ümit ettiğimiz ve dilediğimiz, Washington’un çok dikkat edip, Ankara’ya cesaret verip Ege’de tehlikeli durumlar yaratabilecek faaliyetlerden kaçınmasıdır.”[2]

Türkiye ve Yunanistan arasında Montreux ile başlayan diyalog süreci, kısa bir süre sonra, ABD ambargosunun kaldırılmasına ilişkin çabaların gündeme geldiği dönem içerisinde, yeniden sert tartışmalara sahne olmuştur. Ambargonun kaldırılması durumunda, Türkiye’nin Ege Denizi’nde güç dengesini Yunanistan aleyhine değiştirebileceğinden ve Yunanistan’a karşı ileri sürmüş olduğu isteklerini güçlendirerek, Kıbrıs sorunundaki uzlaşmazlığı daha da derinleştirebileceğinden kuşkulanan Yunan kamuoyunun yoğun baskısı altında kalan Karamanlis, Montreux görüşmelerinde dile getirdiğinden farklı bir yol izlemeye yönelmiştir. Gerçekten de, Karamanlis’in yaklaşımlarındaki farklılık kendini Washington’daki NATO toplantısı sonrasında yayınlanacak ortak bildiride ambargonun kaldırılmasına ilişkin Türk görüşlerine yatkın bir yaklaşımın dile getirilmesine Karamanlis karşı çıkmış ve “Ben ahlaki ve siyasi yönden ambargonun kaldırılmasını isteyen bir bildirinin altına imza atmam” demiştir.[3] Buna karşılık olarak, toplantıda Türkiye’yi temsil eden Ecevit, Yunanistan’ın ikili bir politika izlemekte olduğunu, önce ambargonun kalkmasını engellemek için elden gelen her şeyi yapıp ardından da bu konunun Yunanistan’ı ilgilendirmediğini, Yunanistan ile Türkiye arasında bir sorun olmadığını, bir Türk-Amerikan sorunu olduğunu belirtmenin Yunanistan’ın içtenliğine gölge düşürdüğünü vurgulamıştır.[4]

Ambargonun kaldırılmasına ilişkin olarak, Türkiye ve Yunanistan arasındaki görüşlerin çatışmakta oluşu ve ABD yönetiminin, eskisine oranla ambargonun kaldırılmasına daha yatkın bir politika izlemesine karşın Senato Dış ilişkiler Komisyonu ve Kongre’de ambargonun kaldırılmasına ilişkin görüşlerini kabul ettirmede güçlüklerle karşılaşması; Türkiye’nin bu konudaki seçeneklerini değiştirmesine neden olmuştur.

Ambargonun kaldırılmaması durumunda Türkiye’nin NATO’ya ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmede büyük güçlüklerle karşılaşacağını, askeri açıdan yeni bir savunma kavramı-politikası oluşturulması gerektiği vurgulanmış; “... değişen Dünya koşulları karşısında tek kaynağa sıkıca bağlanmanın zararları (görülmüştür).”[5]

Ambargonun kaldırılmamasının Türkiye’yi savunması açısından yeni seçenekler aramaya iteceği endişesini dile getiren Türkiye, bununla bağlantılı olarak, bölgede ve uluslararası sistemdeki denge değişikliklerine değinerek, süper güçler arasındaki ilişkilerde yumuşamaya doğru bir gidişin gözlenmekte olduğuna işaret etmiş; eskisinden farklı olarak, Türkiye’nin savunma planlarını yaparken SSCB’den kaynaklanan güvenlik kaygılarını ve tehdit algılamalarını daha az göz önünde bulunduracağını; buna karşın, Türkiye ve Yunanistan arasındaki uzlaşmazlığın sürmekte oluşu göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin ulusal güvenliği açısında nasıl önemli tehditin Yunanistan’ın izlemekte olduğu uzlaşmaz tutumundan kaynaklanmakta olduğu sıklıkla dile getirilmeye başlanmıştır.[6]

Türkiye’nin Yunanistan’dan duymuş olduğu tehdit algılamalarını SSCB’den duyulandan daha öncelikli görmesi, kısa süre içerisinde Yunanistan’da sert tepkilerin yapılmasına neden olmuştur.

“ ‘Barışcı’ ve ‘iyiniyetli’ Ecevit’e göre, Türkiye’nin düşmanı SSCB değildir; Yunanistan’dır. Türkiye’nin güvenliğini Yunanistan’ın tehdit etmekte olduğunu söylemiştir.... Mademki Ecevit SSCB’yi değil de Yunanistan’ı tehdit olarak görüyor; o zaman, Amerikan silah yardımını, Türkiye’nin savunmasını Varşova Paktına karşı yapmak için değil de Yunanistan aleyhinde kullanmak için istiyor.” [7]

“Ambargo kalkmadığı takdirde askeri yardım tekrar edilmezse, Türkiye, yeni bir savunma politikası uygulayacaktır.... Türkiye’nin bütün bu kuvvetlenme çabaları niye? Sınırları ve çıkarları nereden  tehdit ediliyor ki o kadar askeri yardım istiyor?... Türkiye’nin güçlenme çabalarının hedefi... ‘Atilla’ kuvvetlerinin desteklenmesi; Ankara’nın Ege’deki planlarının gerçekleşmesi için askeri (gücün) oluşturulması(dır.)”[8]

“... Buna göre Türkiye, SSCB değil de Yunanistan tarafından tehdit edilmektedir ve bunu önlemek için silah istemektedir. Yani, ambargo hemen kalkmalı. Buna göre Türklerin en büyük düşmanı Yunanlılardır.[9]

Yunan Dışişleri Bakanı, konuya ilişkin olarak Yunanistan’ın tepkisini dile getirirken; “Türk Başbakanı’nın ülkesine tehditin Rusya’dan (SSCB’den) değil de Yunanistan’dan geldiğini söylemesini hayretle karşılıyorum. Türkiye, ambargoyu NATO düşmanlarına karşı savunmak için değil de, Yunanistan’a karşı silahlanmak için kaldırtmak istiyor,” demiştir.[10]

Ambargonun kaldırılması konusunda görüş ayrılıkları, tartışmalar sürerken, Ege Denizi’ndeki Türk-Yunan uzlaşmazlıkları açısından önemli bir başka konu gündeme gelmiştir; İzmir’deki NATO karargahlarının Türk komutasına devredilmesi. NATO askeri kanadından ayrılmasından sonra Yunan subayları İzmir’deki karargahtan ayrılmış ve sorumluluklar Türk ve ABD subayları tarafından yürütülmüştür. Ancak, yapılan yeni düzenlemeler sonucunda bu bölgedeki sorumluluklar İzmir karargahındaki Türk subaylarına devredilmiştir. bu durum Yunanistan’da yoğun tartışmalara neden olmuş ve Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki yayılmacı isteklerini gerçekleştirmesine olanak sağlayabilecek bir gelişme olarak yorumlanmıştır.

Ambargonun kaldırılmasına yönelik görüşler ağırlık kazanırken İzmir’deki NATO karargahının bir Türk komutanın sorumluluğuna bırakılmış olması, Yunanistan’da Ege’deki güç dengesi açısından Türkiye’nin Yunanistan’a tercih edildiğine dair kanıların yerleşmesine neden olmuştur. Bu bağlamda İzmir’deki NATO karargahına tek başına komuta eden Türkiye’nin bölgedeki sorumluluklarını yerine getirirken ayrımcı bir yaklaşım sergileyebileceğinden ve özellikle deniz ve hava komuta kontrol sorumluluklarını yerine getirirken, bu sorumluluklarını Yunanistan’ın çıkarlarının aleyhine sonuçlar doğurabilecek girişimlere destek olarak kullanılmasından çekinen Yunanistan, bir yandan NATO askeri kanadına hemen dönmenin yollarını açmaya çalışırken, diğer yandan da ambargonun kalkması durumunda, Türkiye’nin hızla silahlanmasının yaratacağı dengesizliğin olumsuz etkilerini ortadan kaldırabilmek için AET ve ABD çerçevesinde etkin garantilerin sağlanmasına ağırlık vermeye başlamıştır.



[1] Akropolis, 29 Mart 1978.

[2] Akropolis, 31 Mart 1978.

[3] Bkz; M. A. Birand, Diyet..,

[4] Bu konuda bkz; M. A. Birand, Diyet.., ayrıca, Bülent Ecevit, Türkiye’nin Uluslararası İlişkileri 79 - Başbakan Ecevit’in 14 Haziran 1979 Tarihinde TBMM’de Yapmış Olduğu Konuşma, Ankara: CHP Genel Merkez Bürosu.

[5] M. A. Birand, Diyet.., B. Ecevit, Türkiye’nin Uluslararası..,

[6] Genel olarak bkz; M. A. Birand, Diyet..; dönemin Türk ve Yunan basını.

[7] Akropolis, 17 Mayıs 1978.

[8] Eksormisi, 17 Mayıs 1978.

[9] Vradini, 17 Mayıs 1978.

[10] M. A. Birand, Diyet.., s. 305.

Gt News

BELGELER

Ege'de Statü Kuran Antlaşmalar Adaların Statüsüne İlişkin Hukuksal Metinler Mektuplaşmalar CBM Süreci Anlaşmaları Türkiye... [More...]

BERN AGREEMENT BETWEEN TURKEY AND...

BERN AGREEMENT BETWEEN TURKEY AND GREECE (11 November 1976) 1 . The two parties agree that the negotiations shall be frank, thoroughgoing and... [More...]

Report Outlining the Suggested...

Report Outlining the Suggested Confidence Building Measures and Crisis Avoidance Measures Proposed by the CBMs Working Group Introductory... [More...]

İndirilebilir Yeni Yayınlar

Oct.13
Kıbrıs Sorunu, Müzakereler ve Türkiye'nin Açmazı
May.12
Türkiye Cumhuriyeti ile Yunanistan Hükümeti Arasında Akdolunan İkamet, Ticaret ve Seyrüsefain Mukavelenamesi
Apr.12
1 Kasım 1973 Tarihli Resmi Gazete
1 Kasım 1973 Tarih ve 14699 Sayılı Resmi Gazete
Apr.12
18 Temmuz 1974 Tarihli Resmi Gazete
18 Temmuz 1974 Tarih ve 14949 Sayılı Resmi Gazete / TPAO'ya Türk Kıta Sahanlığında Pe...
Apr.12
22 Ekim 1973 Tarihli Resmi Gazete
22 Ekim 1973 Tarih ve 14693 Sayılı Resmi Gazete / Türk kıta sahanlığında petrol arama...
Apr.12
The Speech by Makarios Delivered before the UN Security Council on 19 July 1974
The Speech by Makarios Delivered before the UN Security Council on 19 July 1974

Dedicated Cloud Hosting for your business with Joomla ready to go. Launch your online home with CloudAccess.net.