Bu sayfayı yazdır

1958 CENEVRE DENİZ HUKUKU SÖZLEŞMELERİ : KARA SULARI VE BİTİŞİK BÖLGE SÖZLEŞMESİ

Ögeyi Oylayın
(0 oy)

1958 CENEVRE DENİZ HUKUKU SÖZLEŞMELERİ : KARA SULARI VE BİTİŞİK BÖLGE SÖZLEŞMESİ

29 Nisan 1958 tarihinde Cenevre'de imzalandı, 10 Eylül 1964'de yürürlüğe girdi.

Türkiye, bu sözleşmeye taraf değildir.

4 Ana Sözleşmeden oluşan 1958 Cenevre Sözleşmeleri, yerini 10 Aralık 1982'de imzalanan BM Deniz Hukuku Sözleşmesine bırakmıştır.

(Aslan Gündüz, Milletlerarası Hukuk - Temel Belgeler Örnek Kararlar, Betaş Yayınları, İstanbul 2000)

Bu Sözleşmeye Taraf olan Devletler aşağıdaki hususlarda anlaştılar:

KISIM 1 - KARASULARI

BÖLÜM I
GENEL

Madde 1

1. Bir Devletin egemenliği kara ülkesinin ve iç sularının ötesinde kıyısına bitişik ve karasuları olarak tarif edilen bir deniz kuşağını kapsar.
2. Bu egemenlik, işbu maddelerin hükümlerine ve milletlerarası hukukun diğer kurallarına tabi şekilde kullanılır.

Madde 2

Bir Kıyı Devletinin egemenliği karasularının deniz yatağını ve toprak altını olduğu kadar, üzerindeki hava sahasını da kapsar.
BÖLÜM II
KARASULARININ SINIRLARI

Madde 3

Bu maddelerde aksi kararlaştırılmış olmadıkça, karasularının genişliğini ölçmek için kullanılan normal esas hat, kıyı doğrultusundaki en düşük cezir hattıdır; bu hat kıyı Devleti tarafından resmen kabul edilmiş büyük ölçekli haritalar üzerinde gösterilir.
Madde 4

1. Kıyının derin bir şekilde girintili - çıkıntılı olduğu yerlerde veya kıyının hemen yakınında kıyı boyunca adalar bir saçak teşkil edecek konumdaysa, karasularının genişliğinin ölçülmesi için esas alınan hattın çiziminde, uygun noktaları birleştiren düz hatlar yöntemi kullanılabilir.
2. Bu şekilde çizilen esas hatlar, kıyının genel istikametinden dikkate değer ölçüde sapmamalı ve hatların içinde kalan deniz alanlarının iç sular rejimine tabi olması için kara ile yeteri kadar bağlantılı olması gerekir.

3. Cezir yüksekliklerine doğru veya cezir yüksekliklerinden başlamak üzere esas hatlar çizilemez; meğer ki daimi şekilde su üstünde kalan deniz fenerleri ve benzeri tesisler bunların üzerinde inşa edilmiş olsun.

4. Birinci paragraf hükümlerine göre düz hatlar yönteminin uygulanabildiği yerlerde, belirli esas hatları tespit ederken, gerçekliği ve önemi uzun zamandan beri bir teamülle açıkça kanıtlanmış olan, ilgili bölgeye has ekonomik menfaatler gözönünde tutulabilir.

5. Düz hatlar yöntemi, bir Devlet tarafından başka bir Devletin karasularını açık denizden ayıracak tarzda uygulanamaz.

Madde 5

1. Karasuları esas hattının berisinde (kara tarafında) kalan sular Devletin iç sularının bir parçasını teşkil eder.
2. Dördüncü maddeye uygun şekilde bir düz esas hattın tesis edilmesinin daha önce karasularının veya açık denizin bir parçası olarak mütalaa edilmiş olan sahaları iç sular haline getirme sonucunu doğurduğu yerlerde, 14 - 23. maddelerde öngörülen zararsız geçiş hakkı bu sularda da geçerli olacaktır.

Madde 6

Karasularının dış sınırı, her noktası esas hattın en yakın noktasına karasularının genişliği kadar uzaklıkta olan bir hattır.
Madde 7

1. Bu madde sadece kıyıları bir Devlete ait olan körfezlerle ilgilidir.
2. Bu maddelerin uygulanması bakımından, bir körfez iyice belirgin bir girintidir ki (karaya) sokuluşunun ağız genişliğine oranı kara ile çevrili suları kapsayacak kadar olmalı ve kıyının basit bir kıvrımından ibaret olmamalıdır. Bununla beraber, bir girinti, bu girintinin ağzına çizilen bir hattı çap olarak alan bir yarım daire alanı kadar alana veya ondan daha büyük bir alana sahip olmadıkça, bir körfez olarak telakki edilemez.

3. Ölçüm yapılması bakımından, bir girintinin alanı girinti kıyısının çevresindeki en düşük cezir hattı ile en düşük cezir sırasındaki doğal giriş noktalarını birleştiren bir hat arasında kalan alandır. Adaların mevcudiyetinden dolayı bir girintinin birden fazla ağzının olması halinde, yarım daire farklı ağızlara çizilen hatların toplam uzunluğu kadar bir hat üzerinde çizilir. Bir girinti içindeki adalar girintinin su sahasına dahilmiş gibi kabul edilecektir.

4. Bir körfezin doğal giriş noktaları arasındaki mesafenin en düşük cezir sırasında yirmi dört mili aşmadığı durumlarda, bu iki cezir hattı arasında körfezi kapatan bir hat çizilebilir ve bu suretle kapatılan sular iç sular telakki edilir.

5. Bir körfezin doğal giriş noktaları arasındaki mesafenin en düşük cezir sırasında yirmi dört mili aştığı durumlarda, yirmi dört mil uzunluğundaki bir düz esas hat, o genişlikte bir hatla mümkün olan azami su sahasını kapatacak şekilde, körfezin içinde çizilecektir.

6. Yukarıdaki hükümler, ‘tarihi’ körfezlere veya 4. maddede öngörülen düz hatlar sisteminin uygulandığı bir durumda uygulanmaz.

Madde 8

Karasularının sınırlandırılması bakımından, liman sisteminin ayrılmaz bir parçasını oluşturan en dışarıdaki daimi liman tesisleri kıyının bir parçasını oluşturuyormuş gibi mütalaa edilecektir.
Madde 9

Normal olarak gemilerin yükleme, boşaltma ve demirlemesi için kullanılan ve aksi halde kısmen veya tamamen karasularının dış sınırlarının ötesinde kalacak olan demir yerleri karasularına dahildir. Kıyı Devleti bu gibi demir yerlerini açıkça sınırlandırmalı ve gereği veçhile aleniyet kazandırılması gereken haritalar üzerine onları sınırları ile birlikte göstermelidir.
Madde 10

Bir ada, su ile çevrilmiş, suların en çok yükseldiği zaman su üstünde kalan, doğal olarak oluşmuş bir arazi sahasıdır.
Madde 11

1. Bir cezir yüksekliği su ile çevrili olan ve sular çekildiği zaman su üstünde kalan, fakat sular yükseldiği zaman su ile kaplı hale gelen doğal olarak oluşmuş bir arazi sahasıdır. Bir cezir yüksekliğinin tamamen veya kısmen ana karadan veya bir adadan itibaren karasularının genişliğini aşmayan bir uzaklıkta bulunduğu yerlerde, o yükseklik üzerindeki en düşük cezir hattı kara sularının ölçülmesinde esas hat olarak kullanılabilir.
2. Cezir yüksekliğinin tamamen veya kısmen anakaradan veya bir adadan itibaren karasularının genişliğini aşan bir mesafede olduğu yerlerde kendine ait bir karasuyu yoktur.

Madde 12

1. İki Devlet kıyısının karşı karşıya veya yanyana (bitişik) olduğu durumlarda, iki Devletten hiçbirisi aralarında aksini öngören bir anlaşma olmadıkça, karasularını her noktası iki devletten her birinin karasularının genişliğinin ölçülmeye başlandığı esas hatlar üzerindeki en yakın noktalara eşit uzaklıkta olan orta hattın ötesine geçirmeye yetkili değildir. Bununla beraber, tarihi hak veya diğer özel şartlar sebebiyle iki Devletin karasularını bu hükümle bağdaşmayan bir tarzda sınırlandırmasının gerekli olduğu durumlarda, bu paragraf hükümleri uygulanmaz.
2. Kıyıları karşı-karşıya veya yan-yana olan iki Devletin karasuları arasındaki sınırlandırma hattı, kıyı Devletlerinin resmen kabul ettiği büyük ölçekli haritalar üzerinde işaretlenecektir.

Madde 13

Bir nehir doğrudan doğruya denize akıyorsa, esas hat nehir yakalarının cezir hattı üzerindeki noktaları arasında nehir ağzına çizilen hattır.
BÖLÜM III
ZARARSIZ GEÇİŞ HAKKI

Alt Kesim A.
Bütün gemilere uygulanacak kurallar

Madde 14

1. Denizde kıyısı olsun veya olmasın, Devletlerin bütün gemileri bu madde hükümlerine tabi bir şekilde karasularından zararsız geçiş hakkına sahiptir.
2. Geçiş ya iç sulara girmeden karasularını katetmek, ya da iç sulara geçmek veya iç sulardan açık denize geçmek amacıyla karasularından seyrüsefer etmek demektir.

3. Geçiş, alelade seyrüseferin doğal bir icabı olduğu veya force majeure veya tehlike zaruri kıldığı ölçüde durma ve demirlemeyi de kapsar.

4. Geçiş, kıyı Devletlerin barışına, düzenine veya güvenliğine halel getirmedikçe, zararsızdır. Bu geçiş, bu maddelere ve milletlerarası hukukun diğer kurallarına uygun şekilde cereyan edecektir.

5. Yabancı balıkçı gemilerinin geçişi, kıyı Devletinin bunların karasularında balık avlamasını önlemek için yapacağı ve ilan edeceği kanun ve düzenlemelere uygun olmazsa zararsız telakki edilmeyecektir.

6. Denizaltılar, su üstünde seyretmeye ve bayraklarını göstermeye mecburdur.

Madde 15

1. Kıyı Devleti, karasularında zararsız geçişi engelleyemez.
2. Kıyı Devleti, karasuları içinde bilgisi dahilindeki seyrüseferle ilgili herhangi bir tehlikeyi uygun şekilde ilan etmeye mecburdur.

Madde 16

1. Kıyı Devleti, karasularında zararsız olmayan geçişi önlemek için zaruri tedbirleri alabilir.
2. Gemilerin iç sulara geçmesi halinde, kıyı Devleti bu sulara kabul edilme şartlarının herhangi bir şekilde ihlalini önlemek için zaruri olan tedbirleri alma hakkına da sahip olacaktır.

3. Paragraf 4 hükümleri saklı kalmak üzere, kıyı Devleti yabancı gemiler arasında ayırım yapmadan, karasularının belirlenmiş bölümlerinden, güvenliğinin korunması için elzemse, yabancı gemilerin zararsız geçiş hakkını geçici olarak erteleyebilir.

4. Açık denizin bir bölümü ile açık denizin diğer bir bölümü veya yabancı bir Devletin karasuları arasında milletlerarası ulaştırmada kullanılan boğazlarda yabancı gemilerin zararsız geçiş hakkı ertelenemez.

Madde 17

Zararsız geçiş hakkını kullanan yabancı gemiler, kıyı Devletinin bu maddelere ve milletlerarası hukukun diğer kurallarına uygun şekilde kabul ettiği kanunlara ve düzenlemelere ve özellikle, taşıma ve seyrüseferle ilgili kanun ve düzenlemelere riayet edecektir.
Alt-kesim B.
Ticaret gemilerine uygulanacak kurallar

Madde 18

1. Yabancı gemilerden sırf karasularından geçmeleri sebebiyle hiçbir resim istenemez.
2. Karasularından geçen bir yabancı gemiye sadece kendisine yapılan özel hizmetlerin karşılığı olarak rusüm yüklenebilir. Bu rusüm ayırım yapmadan alınacaktır.

Madde 19

1. Karasularından geçen yabancı bir gemide işlenen herhangi bir suçla ilgili olarak herhangi bir kimsenin tutuklanması veya herhangi bir soruşturmanın yapılması için kıyı Devletinin bu gemi üzerindeki cezai yargı yetkisi aşağıdaki durumlar dışında kullanılmamalıdır:
a - Suçun sonuçları kıyı Devletine sirayet ediyorsa; veya
b - Suç ülkenin barışını veya karasularının düzenini bozacak türde ise; veya
c- Mahalli mercilerin yardımı geminin kaptanı veya geminin bayrağını taşıdığı Devletin konsolosu tarafından istenmişse; veya
d - Uyuşturucu maddenin kanun dışı trafiğini önlemek için gerekliyse.
2. Yukarıdaki hükümler, kıyı Devletinin, iç sularını terkettikten sonra karasularından geçen yabancı bir gemide bir tutuklama yapma veya bir soruşturma yapma amacıyla kanunların müsaade ettiği herhangi bir tedbiri almak hakkını etkilemez.
3. Bu Maddenin 1. ve 2. paragraflarında öngörülen durumlarda, Kıyı Devleti eğer kaptan isterse, herhangi bir tedbiri almadan önce, bayrak Devletinin konsolosluk yetkilisini haberdar edecektir ve bu yetkili ile gemi mürettebatı arasındaki temasları kolaylaştıracaktır. Acil hallerde, bu tedbirlerin alınması esnasında durum karşı tarafa bildirilecektir.

4. Tutuklanmanın yapılıp yapılmayacağı veya nasıl yapılacağını düşünürken mahalli merciler seyrüseferin menfaatlerini gereği veçhile dikkate alacaklardır.

5. Kıyı Devleti, karasularından geçen yabancı bir gemide, gemi yabancı bir limandan gelip iç sulara girmeden sadece karasularından geçiyorsa, karasularına girmeden önce işlenen herhangi bir suçla ilgili olarak herhangi bir kimsenin tutuklanması veya herhangi bir soruşturmanın yapılması için herhangi bir tedbir alamaz.

Madde 20

1. Kıyı Devleti karasularından geçen yabancı bir gemiyi, gemide bulunan bir kişiyle ilgili hukuki yargılama yetkisini kullanmak amacıyla durdurmamalı veya yolundan çevirmemelidir (should not stop or divert).
2. Kıyı Devleti, geminin kendisinin karasularından yaptığı yolculuk esnasında veya yolculuk amacıyla üstlendiği veya maruz kaldığı yükümlülükler veya hukuki sorumluluklar müstesna olmak üzere, herhangi bir hukuki dava amacıyla gemiyi haczedemez veya onu tutuklayamaz.

3. Bundan önceki paragraf hükümleri, kıyı Devletinin karasularından yatan veya iç suları terkettikten sonra karasularından geçen yabancı bir gemiyi herhangi bir hukuk davası sebebiyle kanunlarına uygun şekilde haczetmek veya tutuklamak hakkına bir halel getirmez.

Alt-kesim C.
Harp gemilerinden başka Devlet gemilerine uygulanacak kurallar

Madde 21

A ve B alt-kesimlerinde yer alan kurallar, ticari amaçlar için kullanılan devlet gemilerine de uygulanır.
Madde 22

1. Alt-kesim A’da ve madde 18’de yer alan kurallar gayri-ticari amaçlarla kullanılan devlet gemilerine uygulanacaktır.
2. Bir önceki paragrafta zikredilen hükümlerde yer alan istisnalar saklı kalmak üzere, bu Maddelerde yer alan hiçbir hüküm bu gibi gemilerin bu Maddelere veya milletlerarası hukukun diğer kurallarına göre sahip olduğu bağışıklıkları etkilemez.

Alt-kesim D.
Harp gemilerine uygulanacak kurallar

Madde 23

Eğer herhangi bir harp gemisi kıyı Devletinin karasularından geçişle ilgili düzenlemelerine riayet etmezse ve riayet etmesi için kendisine yapılan herhangi bir talebi umursamazsa, kıyı Devleti harp gemisinin karasularını terk etmesini isteyebilir.
KISIM II
BİTİŞİK BÖLGE

Madde 24

1. Açık denizin karasularına bitişik bir bölgesinde kıyı Devleti:
a - gümrük, maliye, muhacerat veya sağlık ile ilgili düzenlemelerinin ülkesinde veya karasuları içinde ihlalini önlemek;
b - yukarıdaki düzenlemelerin ülkesinde veya karasuları içinde vukubulan ihlallerini cezalandırmak
için zaruri olan kontrolü icra edebilir.
2. Bitişik bölge, karasuları genişliğinin ölçülmeye başlandığı esas hattan itibaren oniki mili geçemez.

3. İki Devletin kıyılarının karşı karşıya veya yanyana olduğu durumlarda bu iki Devletin hiçbirisi, aralarında aksine anlaşma olmadıkça, bitişik bölgesini her noktası iki Devletin karasularının genişliğinin ölçülmeye başlandığı esas hatlar üzerindeki en yakın noktalardan eşit uzaklıkta olan orta hattın ötesine geçiremez.

KISIM III
NİHAİ MADDELER

Madde 25

Bu Sözleşme hükümleri, halen yürürlükte olan sözleşmeleri ve diğer miIletlerarası andlaşmaları, bunların tarafı olan Devletler bakımından etkilemeyecektir.
Madde 26

Bu Sözleşme, 31 Ekim 1958’e kadar Birleşmiş Milletlerin veya uzman örgütlerinin üyesi olan bütün Devletlerin veya Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Sözleşmeye taraf olmaya davet ettiği diğer herhangi bir Devletin imzasına açık olacaktır.
Madde 27

Bu Sözleşme, onaya tabidir. Onay belgeleri, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne tevdi edilecektir.
Madde 28

Bu Sözleşme, 26. maddede zikredilen kategorilerin herhangi birisine ait olan herhangi bir Devletin katılmasına açık olacaktır. Katılma belgesi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne tevdi edilecektir.
Madde 29

1. Bu Sözleşme, yirmiikinci onay veya katılma belgesinin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne tevdi edildiği tarihi izleyen otuzuncu günde yürürlüğe girecektir.
2. Yirmiikinci onay veya katılma belgesinin tevdi edilmesinden sonra, bu Sözleşmeyi onaylayan veya ona katılan her bir Devlet için Sözleşme, bu Devletin onay veya katılım belgesini tevdi etmesini izleyen otuzuncu günde yürürlüğe girecektir.

Madde 30

1. Bu Sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarihten itibaren beş yıllık bir süre geçmesinden sonra, bu Sözleşmenin gözden geçirilmesi ile ilgili bir talep herhangi bir akit tarafça Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne hitaben yazılı bir bildirim ile herhangi bir zamanda yapılabilir.
2. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, böyle bir talep hakkında, eğer varsa, alacağı tedbirleri kararlaştıracaktır.

Madde 31

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Birleşmiş Milletler üyesi olan bütün Devletleri ve 26. Maddede zikredilen diğer Devletleri aşağıdaki hususlardan haberdar edecektir:
a - 26. 27. ve 28. maddelere uygun şekilde bu Sözleşmenin imzalanmasından ve onay veya katılma belgelerinden;
b - 29. maddeye uygun şekilde Sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarihten;
c - 30. maddeye göre yapılacak revizyon taleplerinden.
Madde 32
Bu Sözleşmenin Çince, İngilizce, Fransızca, Rusça ve İspanyolca metinleri aynı şekilde geçerli olan orijinali Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne tevdi edilecektir; o da 26. maddede zikredilen bütün Devletlere bunun tasdikli bir suretini gönderecektir.
Yukarıdaki hükümleri tasdiken, hükümetleri tarafından usulüne uygun şekilde yetkilendirilen aşağıda imzaları bulunan temsilciler bu Sözleşmeyi imzaladılar.

Bindokuzyüzellisekiz senesinin Yirmidokuz Nisanında Cenevre’de tanzim edildi.

Okunma 39 kez
Yorum yapmak için oturum açın